1. Özel Dedektiflik nedir?

Özel dedektiflik genelde Anglosakson ülkelerde yaygın olup polis kuvvetlerinin belli başlı görevlerini yapan meslek türüdür. Genelde emekli güvenlik mensupları tarafından yapılmaktadır. Yapacağı görevler belli yasalarla sınırlanmıştır ve bu çerçeve dışına çıkılamaz. Daha düzgün bir ifadeyle belirtirsek, özel dedektiflik, kanuni çerçevelerde yapılan bireysel ve kurumsal araştırmaların özel kişilere yani, şahıs takibine veya araştırılmasına verilme ve kurumsallaşmanın ismen mesleki durumudur. [1]
Özel dedektiflik polis dedektifliğinden tamamen farklı bir sistemdir. Polis dedektifleri genelde Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesinden, Polis Meslek Yüksek Okullarından mezun olan polis amirleri ve memurlarından oluşmaktadır. Fakat bunlar dedektif olarak nitelendirilemez.[2]
Özel dedektiflik uygulamasının yapıldığı ülkelere en iyi örnek olarak Amerika Birleşik Devletleri verilebilir. Avrupa’da örnekleri ise İngiltere ve Fransa’yı gösterebiliriz. Bu ülkelerde özel dedektiflik belli başlı yasal düzenlemelere yapılmaktadır.
Şimdi Türkiye’deki özel dedektiflik kavramı ve bu mesleğin yasal boyutunu inceleyelim.


2.Türkiye’de Özel Dedektiflik

Bu konuyu ilk olarak yasallık bağlamında inceleyelim. Türkiye’de özel dedektiflikle ilgili yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Hukuki manada ilk adım ANAP eski İstanbul milletvekili Orhan ERGÜDER başkanlığında hazırlanan 3963 nolu 39 maddelik Özel Dedektiflik Kanunudur.[3]
Hazırlanan bu kanun tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçmiş ve dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL’in onayına sunulmuştur. Cumhurbaşkanı Demirel bu kanunu prensipte yanlış görmüş ve yeniden görüşülmesi için bu yasayı TBMM’ye geri göndermiş ve yasa bir daha ele alınmamıştır. Şimdi bu konuda yasal bir kaynak olmayan fakat eldeki tek belge niteliği olan kanun tasarısına bakalım.

2.1 Hazırlanan Kanun Tasarısı Hakkında

Hazırlanan bu tasarıda özel dedektiflikle ilgili kuruluşlardan, tanımından, şartlarından, cezalarından ve özel dedektiflikle ilgili tüm ayrıntılardan bahsedilmiştir. Şimdi bunlara bakarak nasıl bir yapılanma istenildiğini görelim.

2.1.a Özel Dedektifliğin Tanımı

Özel Dedektiflik Yasa tasarısında bu mesleğin tanımı şu şekilde yapılmıştır:
“Özel dedektif, gerçek ve tüzel kişiler adına talep edilen konu ile sınırlı olarak mevcut kanunlar çerçevesinde her türlü bilgileri toplayıp değerlendiren, araştırma ve inceleme yapan, gerçek ve tüzel kişilere karşı her türlü tecavüzü engelleyen veya defeden, kuruluş, bina, mal ve eşyanın korunmasını sağlayan, bu görevleri sırasında bir suça muttali olduğunda ilgilileri haberdar eden, bu arada suç kanıtlarının kaybolmamasını sağlayan ve bu kanunla verilen sınırlı yetkileri kullanan görevlidir.”
Tanımdan da anlaşılacağı üzere özel dedektifin belli başlı unsurları vardır. Bunlardan birincisi belli bir talep olması lazım. Diğeri ise görevini yetkilerinin sınırlandırıldığı şekilde ifa edecek.

2.1.b Şartları

Özel dedektifliğin ne olduğunu anladıktan sonra tasarıda belirtilen şartları inceleyelim. Bu şartları maddeler Halide belirtirsek;
• Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.
• En az üç yıllık yüksekokul mezunu olmak.
• Emniyet Hizmetleri sınıfı personelinden Emniyet Müdürü, Emniyet Amiri, Başkomiser (yüksek tahsis görmüş) rütbesini almış ve kendi isteği ile ayrılmış veya emekli olmuş, Jandarma Genel Komutanlığı subay sınıfından 15 yıl görev yaptıktan sonra ayrılmış veya emekli olmuş, özel dedektiflik yapmalarında sakınca bulunmadığı hususunda MİT Müsteşarlığınca haklarında uygun görüş bildirmek kaydıyla MİT Müsteşarlığı şube müdürlüğü veya daha üst ünvanları almış kendi isteği ile ayrılmış veya olmuş, Mülki İdare Amirliği veya en az 15 yıl fiilen avukatlık, hakimlik, savcılık yapmış olmak.
Yukarıda belirtilen şartları haiz kimseler özel dedektiflik yapma hakkını ellerinde bulundururlar.

2.1.c Çalışma Alanları
Taşımaları gereken şartlar belirtildikten sonra bu tasarıda özel dedektifin çalışma alanları da işlenmiştir. Bunları da maddeler halinde gösterelim;
• Aile fertlerinin, aile birliğine zarar veren davranışların kötü alışkanlıklara meyilli olup olmadıklarının incelenmesi
• Kaybolmuş ya da adresi bilinmeyen kişilerin bulunması, adreslerin tespiti
• Kaybolmuş yada çalınmış malların bulunması
• Korunması istenen kişi yada kuruluş, bina, her türlü tesis yada malın korunmasını sağlama
• 2495 sayılı Özel Güvenlik Teşkilatı Kanunu kapsamında bulunan kurum, kuruluş ve tesislerin güvenliklerinin sağlanması
• Ticari bir, firma, fabrika, imalathane yada her türlü iş yerinde çalışan her kademedeki personelin dürüstlük ve güvenilirliklerinin işverene karşı tutum ve davranışlarının, işveren aleyhine diğer firma ve kuruluşlarla işbirliği yapıp yapmadıklarının tespiti
• Özellikle halka açık bulunan her türlü şirket, büyük mağaza, acente, süper market ve işyerlerinde çalışanlar ile bu yerlere girip çıkan kişilerin mal kaçırmalarının, mevcut taşınmaz mal ve makinelere zarar verilmesinin kollanması ve önlenmesi
• İcra iflas dairelerinde, aleyhinde takip yapılan borçluların menkul ve gayri menkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak e alacaklarının neden ibaret olduğunun araştırılıp tespit edilmesi.
Kabul edilmeyen yasada dedektifin çalışma alanları da böyle belirtilmiştir. Görüldüğü üzere genelde dedektifler insanların kendi aralarındaki basit sayılabilecek günlük ilişkiler ve mallar alanında çalışma yapmaktadırlar. Geniş bir paradigmayla baktığımız vakit bu gibi ehemmiyeti küçük işlerin bu gibi mesleklere bırakılması polisin yükünü epey hafifletecek görünüyor.
Belli bir çalışma ve sınırlandırılmış yasal bir alanı olan bu mesleğin uygulamada bu sınırlardan uzaklaştığı vakit belli başlı yaptırımlara uğrayabileceği her mantıklı insanın aklına geldiği gibi yasayı hazırlayanların da aklına gelmiş ve belli ceza normları belirtmişlerdir. Bu disiplin cezaları kınama, para cezası, faaliyetten men, meslekten çıkarma. Bir gazete haberinde[4] geçtiği üzere bu yasaya göre dedektifler görevlerini kötüye kullanırlarsa bu cezalardan birini alırlar. Örneğin ruhsatsız dedektiflik yapan üç aydan bir yıla kadar hapis ve bir milyon liradan 10 milyon liraya kadar ağır para cezasına çarptırılıyor. Reklam yasağına uymayanlar ise beş milyon ağır para cezasına çarptırılıyor.
Bu şekilde hazırlanan kanun tasarısının Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL tarafından, tekrar görüşülmesi talebiyle TBMM’ye gönderildiğini söylemiştim. Bu yasanın TBMM’ye geri gönderilmiş olmasının bir çok nedeni vardır. Bunları sıralarsak Anayasaya aykırılık, diğer kanunlara aykırılık ve kanun maddeleri yönünden aykırılık. Şimdi bu nedenleri ana hatlarıyla inceleyelim.

2.2 Hazırlanan Kanunun Tasarısının Kabul Edilmeyiş Nedenleri

Anayasaya aykırılık yönünden;
a)Anayasa 20. maddeyle teminat altına alınan “Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulmaz” ilkesinin ihlali
b)Kişilik hakları ve kişi güvenliği açısından tehlike oluşturduğu
Diğer kanunlara aykırılık yönünden;
a)Cumhuriyet Savcılığınca kovuşturulması gereken suçlarda özel dedektifler tarafından araştırma yapılması, bilgi ve belge toplanmasının, hazırlık soruşturmasının “gizlilik ilkesine” ve dolayısıyla CMUK’a aykırılık
b)İş yerinde çalışan her kademedeki personelin, dürüstlüğü ve güvenilirliklerinin, iş verene karşı tutum ve davranışlarının, işveren aleyhine diğer firma kuruluşlarla işbirliği yapıp yapmadıklarının, özel dedektiflerce tespit edilmesinin iş yasalarına aykırılık oluşturduğu
c)2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununda, hakim ve savcı olabilmek için engel haller belirlenirken üç aylık hapis cezası sınırının, özel dedektifler için altı ay olarak belirlenmesinin sakıncalı kişilerin özel dedektif olmalarına olanak sağlayacağı
d)Kanunla özel dedektiflere silah taşıma yetkisi verilirken, aynı yasada silah kullanmaya ilişkin bir düzenlemeye gidilmeyerek bu konunun yönetmeliğe bırakmasının benzer yasalara aykırı olacağı
Kanunun maddelerinin aykırılığı yönünden;
a)Kanunun 19. maddesiyle özel dedektiflere görev verenin, “zarar gören kişi” yerine “müşteri” olarak tanımlanmasının, geniş yorumlara sebebiyet vereceği ve dolayısıyla ilgisiz şahıslara üçüncü kişilerin zararına bilgi ve belge toplama imkanının sağlanacağı
b)24. maddede geçtiği üzere özel dedektiflik bürolarının sadece il özel dedektiflik komisyonunun üyeleri tarafından denetlenmesinin ve bu görevin ayrıca İçişleri ve Adalet Bakanlıklarının müfettişlerine verilmemesinin denetleme mekanizmasının yetersiz kalmasına neden olacağı
c)26. maddede belirtilen Ruhsatsız olarak özel dedektiflik yapanlara tertip edilecek cezaların, yetersiz ve caydırıcılıktan uzak olacağı
d)27. maddedeki ifadeye göre özel dedektif olabilmek için genelde 15 yıl çalışma mecburiyeti kabul edildiği halde, bazı meslekler yönünden böyle bir mecburiyet getirilmemesinin eşitlik ilkesine aykırılık oluşturacağı
e)Hukuk, Siyasal Bilimler Fakültesi ile maddi hukuk ve usul hukuku dallarında öğretim veren fakültelerden mezun olup, belirli bir süre özel dedektiflik bürolarında araştırma görevlisi olarak çalışanlara da, özel dedektif olma hakkının verilmesinin yerinde olacağı
f)Özel dedektifliği kabul ve bu görevden uzaklaştırma işlemlerinde, özel dedektiflik kurulu kararlarının İçişleri Bakanının onayına sunulmamasının sakıncalar yaratacağı gibi nedenlerden ötürü kanun kabul edilmemiştir.

 

3. Özel Dedektifliğin Türkiye’de Uygulanışı

Ülkemizde özel dedektiflikle ilgili her hangi bir yasal düzenleme olmamasına karşın bu meslek ifa edilmektedir. Hatta özel dedektiflik bürolarının sayıları her geçen gün artmakta ve yüzlerce büro hizmet vermektedir. Özel dedektiflik bürolarının çoğalmasındaki asıl etken ise eşlerin birbirine karşı güvensizliği ve gün geçtikçe sayıları artan suçlar, polis tarafından çözümlenemeyen olaylar.
Bu mesleği yürüten şahısların hiçbir hukuki niteliği yoktur fakat Türk Ceza Kanununda, özel dedektiflik soyut olarak bir suç niteliği taşımadığı için suç işledikleri de söylenemez. TCK’daki suçun kanuniliği ilkesinde geçtiği üzere “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz.”[5] Öze dedektiflik mesleğini yapan kişiler kanunun bu boşluğunu kullanmaktadırlar.
Özel dedektiflerin silah taşıma yetkileri yoktur. Telefon dilemeleri de yasaktır. Fakat bunlarla birlikte yaptığı araştırmalar ve bulduğu kanıtlar mahkemelerde delil olarak kullanılır. Bu kişiler mahkemelerde bilir kişi olarak görev alabilirler.
Türkiye’de özel dedektiflik bürolarının başvurularına baktığımız vakit genelde başvurunun ebeveynlerin çocukları üzerindeki takibi ve eş aldatmasına yönelik olduğu görülmektedir. Yani aileler oğullarının ya da kızlarının uyışturucu kullanıp kullanmadıklarını, yasa dışı bir örgüte mensup olup olmadıklarını öğrenmek için veya eşlerin birbirini aldatıp aldatmadığını öğrenmek için özel dedktife giderler. Birbirine güven duymayan eşler özel dedektifler sayesinde birbirlerini takip ettirip ne yapıp yapmadıklarından haberdar olmaktadırlar. Gazetede yer alan ilginç bir haberde[6] özel dedektiflerin fiyat listesi açıklanmıştır. Buna göre, araştırma ve takip hizmetlerinin ilk on sekiz saati 375 € ve bunun 75 €’su peşin. Adres belirtmek 535 €, kayıp kişi bulma 500 €. Eşin diğer tarafı aldattığının gizli kamera ile çekimi 250 € ekstra ücret demektir. Bununla birlikte çekilen her fotoğraf için 85 €, gizli ses kaydı için ise 195 € ücret alınmaktadır.
SONUÇ

Özel dedektiflik konusunda yasal bir düzenlemeye gidilmesi şarttır. Dedektiflik mesleğinin ifası açısından bu gereklidir. Yetkilerinin çok geniş bir çerçevede tutulması şart değildir zaten buna da imkan yoktur. Nitekim bu mesleğin en geniş yetkilerle yapıldığı Amerika Birleşik Devletlerinde bile özel ikametgahı arama veya bir ikametgahtan herhangi bir şey alma hakkına sahip değillerdir. Bunları yapabilmeleri tamamen yaratıcılıklarına kalmıştır. [7] Ülkemizde de yasal düzenleme yapılırken belli kriterlere bağlı kalınması gerekmektedir.
Özel dedektiflik Türkiye için gerekli bir meslektir. ülkemizde bazı suçlarda artış(cinayet, dolandırıcılık) ve bunlardan sonuca ulaşmayanların çıkması yani faili meçhule dönüşesi insanlarımızın bu sorunlarını halletmek için “Yer Altı Örgüt” veya “Mafya” dediğimiz illegal oluşumlara başvurduklarını göz önüne serer. Bunların giderilmesi için yasanın oluşturulması lazımdır.
Bu düzenleme yapıldığı takdirde sistemdeki çatlaklar da ortadan kalkacaktır. Belirli bir prosedüre uygun şekilde hareket eden dedektifler kanunlara uyarak, insanların özel yaşam haklarına dikkat ederek araştırma yapacak, polise destek olacaktır. Polisin sırtındaki yük epey azalacaktır.
Bununla birlikte vatandaş da özel dedektiflik uygulamasından kazançlı çıkacak taraflardandır. Çünkü, vatandaş savcıya şikayetini arz eden bir dilekçe verir. O da araştırılması için konuyu karakola havale eder. Polis verilen adrese bakar orada şikayetin söz konusu durum cereyan ediyorsa müdahale eder yoksa görevinin dışına çıkamaz. Artık bu işin sonunu bırakmak zorunda kalır. Burada özel dedektifin işi başlar. Para kazandıkları için takibi sonuna kadar sürdürürler.
Yasanın çıkması görüldüğü üzere pek çok kesim için faydalı olacaktır. Kanunun tekrar meclis gündemine getirilmesi çok yerinde bir hareket olacaktır. Karar büyüklerimizin.